top of page

Nöroçeşitli Çocuklarda Sınır Koyma (Limit Setting)

  • research730
  • 3 Ağu
  • 11 dakikada okunur

Güzel Günler Sağlık Hizmetleri tarafından hazırlanmıştır.

Katkıda Bulunanlar: Uzman Psk. Maya Evirgen, Uzman Psk. Yağmur Berfu Öktenoğlu, Stj. Psk.

Defne Besli, Stj.Psk. Esma Nil Alkış, Stj. Psk. Alara Gürel, Uzman Psk. Elçin Ökten, Uzman Psk. Sıla Kumral


Ebeveynlere Yönelik Rehber


Nöroçeşitli (örneğin DEHB, otizm spektrum bozukluğu veya diğer nörogelişimsel farklılıkları olan) çocuklar; duygu düzenleme, dürtü kontrolü ve beklenmedik değişikliklere uyum sağlama konusunda daha fazla zorlanabilirler. Nöroçeşitli çocuklarda görülen öfke nöbetleri, bağırma, vurma, karşı gelme, yoğun ağlama veya kendine yönelik olumsuz ifadeler ("Ben kötüyüm.", "Yapamıyorum."gibi) çoğu zaman tek başına değerlendirilebilecek davranışlar değildir. Bu davranışlar çoğu zaman "inat" değil, çocuğun o anda yaşadığı yoğun duygusal ve bilişsel yüklenmenin bir göstergesidir. Uluslararası klinik rehberler ve güncel araştırmalar, bu tür davranışların altında iletişim güçlükleri, aşırı duyusal yüklenme, dürtü kontrolünde zorlanma, kaygı, fiziksel rahatsızlıklar, çevresel değişiklikler veya çocuğun beklentilerinin anlaşılmaması gibi birçok etken bulunabileceğini belirtmektedir (NICE, 2013). Bu nedenle problem davranış, yalnızca "uygunsuz davranış" olarak değil, çoğu zaman çocuğun karşılamakta zorlandığı bir ihtiyacın veya düzenlemekte güçlük çektiği yoğun bir duygunun dışavurumu olarak ele alınmalıdır.

Aşırı duyusal yüklenme; çocuğun ses, ışık, dokunma, kalabalık veya koku gibi çevresel uyaranları aynı anda tolere edememesi ve beyninin bunları işlemekte zorlanması durumudur. Bu durumda çocuk bunalmış hissedebilir; kulaklarını kapatma, ortamdan uzaklaşma, ağlama, öfkelenme ya da donup kalma gibi tepkiler gösterebilir. Aşırı duyusal yüklenme özellikle kriz ya da öfke nöbetlerini sıkça tetikleyebilir.


Bu durumlarda ebeveyn olarak ne yapacağınızı bilemeyebilir ve kendinizi çaresiz hissedebilirsiniz. Ancak unutmayın; çocuğunuzun zorlanıyor olması, sınırlara ihtiyaç duymadığı anlamına gelmez. Aksine, araştırmalar çocukların öngörülebilir, tutarlı ve sakin sınırlar içinde kendilerini daha güvende hissettiklerini ve bunun öz düzenleme becerilerinin gelişimini desteklediğini göstermektedir (Hume et al., 2021; NICE, 2025). Sakin, tutarlı ve öngörülebilir ebeveyn tutumlarının, zorlayıcı davranışların yönetiminde olumlu etkilerin olduğu görülmektedir. (Bearss ve ark., 2015; Helander ve ark., 2024).


Bu rehber, nöroçeşitli çocuklarda görülebilen zorlayıcı davranışların yönetiminde bilimsel kanıtlarla desteklenen sınır koyma ilkelerini özetlemek ve ebeveynlere günlük yaşamda uygulanabilecek pratik öneriler sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğun öfkelenmesi, üzülmesi, hayal kırıklığı yaşaması veya ağlaması normaldir. Ancak vurma, itme, eşyalara veya kendine zarar verme davranışları güvenlik sınırları içerisinde ele alınmalıdır. Ebeveynin görevi duyguyu bastırmak değil; çocuğun duygusunu anlayarak güvenli, tutarlı ve öngörülebilir sınırlar oluşturmaktır. Sınırlar aynı zamanda çocuğun neyin kabul edilebilir olduğunu anlayabileceği ve zaman içinde kendi davranışlarını düzenlemeyi öğrenebileceği bir çerçeve oluşturmaktadır.


Davranışın İşlevini Anlamak


Çocuğun zorlayıcı davranışları (bağırma, vurma, ağlama, karşı gelme veya kendine yönelik olumsuz ifadeler) çoğu zaman belirli bir neden veya ihtiyacın sonucu olarak ortaya çıkar. Bu nedenle davranışı yalnızca durdurmaya çalışmak yerine, hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak daha etkili müdahalelerin planlanmasına yardımcı olur.


NICE (2013), zorlayıcı davranışların değerlendirilmesinde davranışın öncesinde yaşanan olayların (tetikleyiciler), davranışın kendisinin ve davranış sonrasında ortaya çıkan sonuçların birlikte ele alınmasını önermektedir. Bu amaçla ebeveynler kendilerine şu soruları sorabilir:


• Davranıştan hemen önce ne oldu?

• Çocuğun yapmak istemediği bir görev mi başladı ya da sevdiği bir etkinlik sona mı erdi?

• Açlık, yorgunluk, hastalık veya fazlaca duyusal uyarana maruz kalma gibi etkenler var mıydı?

• Davranıştan sonra çocuk ne elde etti veya hangi durumdan kaçındı?


Bu soruların yanıtları, davranışın tekrar etmesine katkıda bulunan örüntüleri fark etmeye yardımcı olabilir. Bu amaçla kullanılabilecek en pratik yöntemlerden biri ABC Davranış Kaydıdır.


  1. ABC Davranış Kaydı

ABC Davranış Kaydı, davranışın öncesinde yaşanan olayları (Antecedent), davranışın kendisini (Behavior) ve davranış sonrasında ortaya çıkan sonuçları (Consequence) sistematik olarak kaydetmeye yardımcı olan basit bir gözlem aracıdır. Bu yöntem, davranışın olası işlevini anlamayı kolaylaştırır ve uygun müdahalelerin planlanmasına katkı sağlar.


A (Öncesinde Ne Oldu?) B (Davranış)                                    C (Sonuç)

Tableti kapatması istendi. Bağırdı ve annesine vurmaya çalıştı. Tablet 10 dakika daha açık kaldı.


  1. Her zorlayıcı davranışın işlevine karşılık gelen iletişim becerisi ayrı öğretilmelidir

Örneğin;

  • Bir görevden kaçmak için vuruyorsa: “Mola istiyorum.”

  • İlgi görmek için itiyorsa: “Benimle ilgilenir misin?”

  • Oyuncağa erişmek için vuruyorsa: “Sıra bende olabilir mi?”

  • Gürültüden kaçmak için saldırıyorsa: “Sessiz yere gitmek istiyorum.”

  • Yardım edemediğini anlatmak için vuruyorsa: “Yardım et.”


Bu yaklaşım İşlevsel İletişim Eğitimi olarak adlandırılır. Ebeveynler tarafından uygulanan işlevsel iletişim eğitimi üzerine yapılan sistematik inceleme, yöntemin zorlayıcı davranışları azaltabildiğini ve bazı çalışmalarda kazanımların farklı ortamlara genellenebildiğini göstermiştir. (Gerow ve ark., 2018).


Etkili Sınır Koyma


Sınır Koymanın Temel İlkeleri

Etkili sınır koyma yalnızca "hayır" demekten ibaret değildir. Sınırın nasıl konulduğu,

çocuğun bu sınırı nasıl deneyimlediğini ve zaman içinde nasıl öğrendiğini önemli ölçüde etkiler.

 

  1. Duyguyu kabul edin, davranışı sınırlandırın

 

Çocuğun hissettiği duygular kabul edilebilir; ancak zarar verici davranışlar güvenli ve tutarlı bir şekilde sınırlandırılmalıdır. Yoğun öfke yaşayan bir çocuk, öncelikle sakinleşmeye ihtiyaç duyar. Böyle anlarda ses tonunuzu yumuşatmanız, beden dilinizi sakinleştirmeniz ve çocuğun yaşadığı duyguyu fark ettiğinizi göstermeniz, söylediklerinizin duyulmasını kolaylaştırabilir.

 

Örneğin: "Çok öfkelendiğini görüyorum ama vurmana izin veremem."


Çocuk regüle olmadan verilen uzun açıklamalar çoğu zaman etkili olmaz. Bu nedenle önce ilişkiyi korumak, sonra yönlendirmek daha işlevsel olabilir.


  1. A-C-T (Acknowledge–Communicate–Target) yaklaşımı

 

Oyun terapisinde Garry Landreth tarafından tanımlanan bu yaklaşım, sınır koyarken kullanılabilecek sade ve etkili bir çerçeve sunar.


A – Acknowledge the feeling (Duyguyu kabul edin)

"Oyunun bitmesine çok kızdığını görüyorum."


C – Communicate the limit (Sınırı net ve kısa ifade edin)

"Ama bana vurmana izin veremem."

 

T – Target an alternative (Güvenli bir alternatif sunun)

 "Birlikte derin nefes alabiliriz.” denebilir. Buna ek olarak: bir sakinleşme alanı seçmek, duyguları çizmek veya söylemek veya kontrollü hareket molası vermek gibi farklı güvenli alternatifler de sunulabilir. Seçilecek duyusal stratejinin çocuğun bireysel profiline uygun olması ve gerekiyorsa ergoterapist tarafından değerlendirilmesi daha güvenlidir.

 

Çocuğun duygusunu kabul etmek, davranışını onaylamak anlamına gelmez. Tam tersine, çocuk hem anlaşıldığını hisseder hem de sınırın değişmediğini deneyimler. 


  1. Duygu düzenleme becerileri yalnızca krizden sonra değil, sakin zamanlarda sistematik olarak öğretilmelidir


Çocuğa “sakinleş”, “nefes al” veya “kelimelerini kullan” demek tek başına yeterli olmayabilir. Bu beceriler çocuk sakinken, kısa ve tekrarlanan çalışmalarla öğretilmelidir:

  • Duyguyu tanıma ve adlandırma

  • Duygunun bedendeki belirtilerini fark etme

  • Öfkenin yükselme derecesini tanıma

  • Duyguları resmetme, sözel olarak ifade etme ve belirlenmiş/kontrollü bir hareketli mola verme

  • Nefes, kas gevşetme ya da hareket molası uygulama

  • Sorun çözme ve alternatif düşünme


Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklara yönelik müdahalelerin güncel derlemesi; duygu düzenleme becerilerinin açıkça ve doğrudan öğretilmesini, görsel araçların kullanılmasını, olumlu davranışların pekiştirilmesini ve ebeveynlerin sürece katılmasını önemli bileşenler olarak belirlemiştir. (Nuske ve ark., 2024).


  1. Sınır koyarken kısa, net ve somut yönergeler verin


Sınırlar uzun açıklamalar yerine kısa, anlaşılır ve kararlı ifadelerle belirtilmelidir.

"Oyuncak fırlatılmaz."


Aynı zamanda, verdiğiniz yönergeler mümkün olduğunca somut olmalıdır çünkü neurodivergent çocuklar soyut ifadeleri anlamakta zorlanabilirler.

 

Örneğin "Uslu ol." demek yerine "Ellerini yanında tut." veya "Koridorda yürüyelim." Gibi ifadeler tercih edilebilir.

 

Kanıta dayalı uygulamalar, açık ve yapılandırılmış yönergelerin çocukların beklentileri anlamasını ve iş birliğini artırabildiğini göstermektedir (Steinbrenner et al., 2020; Hume et al., 2021).


  1. Tutarlı olun ve Alternatif Davranışı Gösterin

Benzer durumlarda benzer tepkiler vermek çocuğun sınırları öğrenmesini kolaylaştırır. Yalnızca hangi davranışı yapmaması gerektiğini değil, yerine ne yapabileceğini de gösterin.

"Kızdığında bana ‘yardım eder misin?’ diyebilirsin."

 

  1. Sınırlar İçinde Seçim Hakkı Tanıyın

Her zaman seçim sunmak mümkün olmasa da uygun durumlarda iki kabul edilebilir seçenek sunmak çocuğun kontrol hissini destekleyebilir ve kaygısını azaltabilir.

 

Örneğin; "Önce dişlerini mi fırçalamak istersin, yoksa kitabı okuduktan sonra mı?" Burada seçim değişebilir; ancak sınır değişmez.


Vurma ve Zorlayıcı Davranışlarda Nasıl Yaklaşılmalıdır?


Nöroçeşitli çocuklarda vurma, itme, tekme atma veya eşyalara zarar verme gibi zorlayıcı davranışlar çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenleri anlamak önemli olmakla birlikte, fiziksel saldırganlık kabul edilemez ve ebeveynin önceliği her zaman güvenliği sağlamak olmalıdır. Kanıta dayalı ebeveyn müdahale programları, fiziksel agresyonun yönetiminde sakin, tutarlı ve öngörülebilir sınırlar koymanın etkili olduğunu göstermektedir (Bearss ve ark., 2015; Helander ve ark., 2024). Benzer şekilde American Academy of Pediatrics (AAP), bağırma, tehdit etme ve fiziksel ceza yerine olumlu disiplin yaklaşımlarını ve tutarlı sınır koymayı önermektedir (Sege & Siegel, 2018).


  1. Önceliğiniz Güvenlik Olsun

Çocuk vurmaya veya zarar vermeye başladığında öncelik davranışı tartışmak değil, güvenliği sağlamaktır. Gerekirse diğer kişileri güvenli bir alana alın, tehlikeli nesneleri uzaklaştırın ve kısa, net ifadeler kullanın.


Örneğin "Vurmana izin vermeyeceğim. Şu an seni ve herkesi güvende tutacağım."

 

  1. Kriz Anında Tartışmaya Girmeyin

Çocuk yoğun öfke yaşarken uzun açıklamalar ve tartışmalar genellikle etkili değildir. Bu nedenle kriz sırasında kısa ve net ifadeler kullanın; öğretme ve konuşma kısmını çocuk sakinleştikten sonraya bırakın (Sukhodolsky ve ark., 2016).


  1. Zorlayıcı Davranış Sonucunda İstenilen Şey Hemen Gerçekleştirilmemelidir

Vurma veya saldırgan davranış sonucunda çocuğun istediği şeye hemen ulaşması, bu davranışın istemeden pekişmesine neden olabilir. Bunun yerine uygun davranışlar desteklenmeli; çocuk duyusal yüklenme yaşıyor veya sakinleşmekte zorlanıyorsa gerekli destek sağlanmalıdır (Bearss ve ark., 2015; Helander ve ark., 2024).


Örneğin, tableti geri vermek vurma davranışını istemeden pekiştirebilir.


  1. “Saldırganlıkla istediğini elde etmesine izin vermemek” ilkesi katı biçimde uygulanmamalıdır


Bir önceki maddede de belirtildiği gibi vurmanın ardından istenen şeyin hemen verilmemesi gerekir. Ancak bu cümleye bir ayrım eklenmelidir. Çocuk vurduğu için tablet geri verilmemelidir fakat çocuk ağrı, duyusal aşırı yüklenme, iletişim kuramama veya gerçek bir mola ihtiyacı yaşıyorsa destek tamamen geri çekilmemelidir. Ebeveyn, saldırganlığı pekiştirmeden çocuğun temel ihtiyacını güvenli bir yolla karşılamalıdır. Önce güvenlik ve düzenlenme sağlanmalı; ardından uygun iletişim kısa biçimde yönlendirilip pekiştirilmelidir.


Aksi hâlde ebeveyn, “davranışı pekiştirmemek” amacıyla yoğun sıkıntı yaşayan çocuğu yardım almadan bırakabilir. Güncel literatür zorlayıcı davranışın yönetiminde hem alternatif davranışların pekiştirilmesini hem de stres kaynaklarının proaktif biçimde ele alınmasını vurgulamaktadır (Nuske ve ark., 2024)


  1. Çocuk Sakinleştikten Sonra Alternatif Davranış Öğretin

Kriz sona erdikten sonra yaşanan olay kısa ve sakin bir şekilde konuşulabilir. Çocuğa yalnızca neyi yapmaması gerektiği değil, yerine ne yapabileceği de öğretilmelidir (Sukhodolsky ve ark., 2016).


Örneğin: "Tablet kapanınca çok öfkelendin. Bir dahaki sefer bana 'Bir dakika daha istiyorum.' diyebilirsin."

 

  1. Fiziksel Cezalandırmadan Kaçının

Bağırma, tehdit etme ve fiziksel ceza kısa vadede etkili görünse de uzun vadede saldırganlık ve davranış sorunlarıyla ilişkilidir. Bunun yerine sakin, tutarlı ve olumlu disiplin yaklaşımları önerilmektedir (Sege & Siegel, 2018; NICE, 2013).

 

  1. Uyku sorunları düzenli olarak değerlendirilmelidir

Uykuya dalma güçlüğü, gece sık uyanma, çok erken uyanma, horlama veya solunum sorunları, yaşa göre yetersiz uyku, uyku düzenindeki ani değişiklik ve ilaçların uyku üzerindeki etkileri takip edilmelidir.


Otistik çocuklarda uyku sorunları fiziksel agresyon, irritabilite, dikkatsizlik ve hiperaktiviteyle ilişkili bulunmuştur. Özellikle gece uyanmaları gündüz davranış sorunlarıyla güçlü ilişki göstermiştir (Mazurek & Sohl, 2016).


Unutmayın

Vurma davranışını anlamaya çalışmak ile vurmaya izin vermek aynı şey değildir. Çocuğun yaşadığı duyguyu kabul etmek mümkündür; ancak başkalarına veya kendisine zarar veren davranışlar her zaman güvenli ve tutarlı bir şekilde sınırlandırılmalıdır.


Rutinler ve Görsel Destekler ile Geçişleri Görünür Hale Getirin


Nöroçeşitli çocuklar için günlük yaşamın öngörülebilir olması, belirsizliği azaltarak kaygı ve zorlayıcı davranışların önlenmesine katkı sağlayabilir. Bu nedenle düzenli rutinler oluşturmak ve önemli geçişlerden önce çocuğu hazırlamak yararlı olabilir. Ayrıca görsel programlar, resimli çizelgeler, “Önce-Sonra” kartları ve zamanlayıcılar gibi görsel destekler veya kısa geri sayımlar çocuğun gün içinde neler olacağını anlamasını kolaylaştırabilir ve geçişleri daha yönetilebilir hâle getirebilir.


Örneğin, “Beş dakika sonra oyunu bitirip akşam yemeğine geçeceğiz.” şeklinde önceden haber vermek geçişlerin daha kolay yaşanmasını sağlayabilir.


Araştırmalar, görsel destekler ve yapılandırılmış rutinlerin özellikle otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda bağımsızlığı artırabildiğini, geçişleri kolaylaştırabildiğini ve problem davranışların azalmasına katkı sağlayabildiğini göstermektedir (Hume ve ark., 2021).


Ayrıca, regülasyon becerisini desteklemek adına evde çocuğunuzun odasında ufak bir “Sakinleşme Köşesi” oluşturmak da faydalı olacaktır. Bu köşe, “Etkili Sınır Koyma” bölümündeki üçüncü maddede listelenenleri de pratik etmek için oldukça uygun bir alandır. Aynı zamanda, aşırı yüklenme anlarında güvenli bir alan olarak destek sağlamaktadır.

 

Ebeveynlere Hatırlatma

Her nöroçeşitli çocuk kendine özgüdür. Bu nedenle her strateji her çocukta aynı etkiyi göstermeyebilir. Önemli olan tek bir yöntemi mükemmel uygulamak değil; çocuğun ihtiyaçlarını gözlemleyerek, işe yarayan yaklaşımları sabır ve tutarlılıkla sürdürmektir. Davranış değişikliği çoğu zaman zaman alan bir süreçtir ve küçük ilerlemeler de gelişimin önemli bir parçasıdır.


Küçük İlerlemeleri Fark Edin

Çocuğunuzun gösterdiği her davranışın hemen değişmesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Yeni becerilerin öğrenilmesi ve kalıcı hâle gelmesi zaman, tekrar ve tutarlılık gerektirir. Bu süreçte küçük ilerlemeleri fark etmek ve olumlu davranışları desteklemek hem çocuğun motivasyonunu hem de ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirebilir.

 

Kendinize de Zaman Tanıyın

Zorlayıcı davranışlarla baş etmek yalnızca çocuk için değil, ebeveynler için de yorucu olabilir. Bu süreçte zaman zaman zorlanmak doğaldır. Kendinizi yetersiz hissettiğiniz veya davranışların çocuğun ya da çevresindekilerin güvenliğini tehdit ettiği durumlarda bir uzmandan destek istemek, başarısızlık değil; çocuğunuzun gelişimini desteklemek için atılmış önemli bir adımdır.

 

Son Söz

Sınır koymak, çocuğun duygularını bastırmak değildir. Unutmayın, çocuğunuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey kusursuz bir ebeveyn değil; onu anlamaya çalışan, güvenli bir ortam sunan ve öğrenme sürecinde yanında olmaya devam eden bir yetişkindir. Her çocuk farklıdır. Bir yöntem her çocuk içinde aynı şekilde işlemeyebilir. Bu nedenle çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve gerektiğinde bir uzmandan destek almak önemlidir.


Youtube: Ek Kaynaklar

 

  1. Choices, Cookies & Kids: A Creative Approach to Discipline by Dr. Garry Landreth

 

İçerik:

  • Dr. Garry Landreth, Choices, Cookies & Kids adlı eğitim programında, çocuklarda öz disiplin ve sorumluluk gelişiminin temelinde seçim yapma becerisinin bulunduğunu vurgulamaktadır. Bu yaklaşıma göre ebeveynler, çocuğu zorlamak yerine her ikisi de kabul edilebilir iki seçenek sunarak karar verme sorumluluğunu çocuğa bırakmalıdır. Böylece çocuk kontrol duygusunu deneyimlerken, ebeveyn de sınırlarını koruyabilir ve güç mücadeleleri azalabilir. Landreth, seçimlerin doğal sonuçlarla ilişkilendirilmesini temel ilke olarak görmektedir. Sonuçların ceza olarak değil, çocuğun kendi seçiminin doğal bir uzantısı olarak sunulması gerektiğini belirtmektedir.

  • Ayrıca, ebeveynlerin cevabını bildikleri soruları sormak yerine gözlemlerini doğrudan ifade etmelerini ve çocuk seçimini yaptıktan sonra belirlenen sonuca karşı tutarlı kalmalarını önermektedir. Bu yönüyle yaklaşım, disiplini bir ceza yöntemi olarak değil, çocuğun karar verme, sorumluluk alma ve öz denetim becerilerini geliştiren bir öğrenme süreci olarak ele almaktadır.

 

 

  1. Dr. Ross Greene – The Explosive Child / Collaborative & Proactive Solutions

 

İçerik:

  • In this hour-long ADDitude webinar, Dr. Ross Greene presents an overview of Collaborative and Proactive Solutions (CPS) — an innovative model of care for addressing problematic behaviors in children. He shares evidence-based strategies that caregivers can use to inspire positive change.

  • Davranış problemlerine "çocuk istemiyor" yerine "çocuk henüz yapamıyor" bakış açısıyla yaklaşır. Sınır koyarken problem çözme ve iş birliği geliştirme yöntemlerini anlatmaktadır.

    Kimler için? Sık öfke nöbeti yaşayan çocukların aileleri


    Link: https://youtu.be/shoghBxhFZg?si=FpGgHTeD1WVNgXTG


3.  Child Mind Institute – Emotion Regulation

 

İçerik:

  • Çocuklarda duygu düzenleme becerilerinin nasıl desteklenebileceği ve ebeveynlerin nasıl model olabileceği anlatılmaktadır.

 

 

  1. Child Mind Institute – How to Respond to Aggressive Behavior

 

İçerik:

  • Çocuklarda vurma, öfke nöbetleri ve saldırgan davranışlar karşısında ebeveynlerin nasıl sakin ve tutarlı kalabileceğine ilişkin öneriler sunmaktadır.

 


  1. Kazdin Method – Alan Kazdin

 

İçerik:

  • Yale Üniversitesi'nden çocuk psikoloğu Alan Kazdin, olumlu davranışları artırma, problem davranışları azaltma ve etkili ebeveynlik becerileri üzerine kanıta dayalı yöntemleri anlatmaktadır.

 

 

  1. Challenging Behaviors: Charlie and Eileen's Story

 

İçerik:

  • Otizmli bir çocuğun ve annesinin günlük yaşam deneyimlerini ele alarak zorlayıcı davranışların aile yaşamına etkisini göstermektedir. Ebeveynin karşılaştığı güçlükleri, çocuğun bireysel ihtiyaçlarını anlamaya yönelik yaklaşımını ve günlük yaşamda karşılaşılan davranışsal zorlukları gerçek bir örnek üzerinden sunmaktadır.

 

  1. The ACT Model- Discipline and Limits Through Choices


İçerik:

  • Video, TREEfort Child and Family Therapy'den bir aile terapisti tarafından sunulmaktadır. Terapist, terapi seanslarından bir örnek üzerinden sınır koymanın her zaman istenen sonucu vermese de tutarlı ve sakin bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurgulamaktadır.

  • Ardından, A-C-T (Acknowledge–Communicate–Target) modelini tanıtmakta; bu modelin çocuğun duygusunu kabul etmeyi, sınırı açık ve net bir şekilde ifade etmeyi ve kabul edilebilir bir alternatif davranış sunmayı içerdiğini açıklamaktadır. Terapist, bu yaklaşımın öz denetim ve dürtü kontrolünü desteklediğini, ailelerde, okullarda ve terapi ortamlarında etkili bir şekilde uygulanabileceğini kendi klinik deneyimlerinden örneklerle aktarmaktadır.

 


Kaynaklar


Bearss, K., Johnson, C., Smith, T., Lecavalier, L., Swiezy, N., Aman, M., McAdam, D., Butter, E., Stillitano, C., Minshawi, N., Sukhodolsky, D. G., Mruzek, D. W., Turner, K., Neal, T., Hallett, V., Mulick, J., Green, B., Handen, B., Deng, Y., ... Scahill, L. (2015). Effect of parent training vs parent education on behavioral problems in children with autism spectrum disorder: A randomized clinical trial. JAMA, 313(15), 1524–1533. https://doi.org/10.1001/jama.2015.3150


Gerow, S., Hagan-Burke, S., Rispoli, M., Gregori, E., Mason, R., & Ninci, J. (2018). A systematic review of parent-implemented functional communication training for children with ASD. Behavior Modification, 42(3), 335–363. https://doi.org/10.1177/0145445517740872


Helander, M., Salari, N., Rasoulpoor, S., Mohammadi, M., Rasoulpoor, S., Shohaimi, S., & Mohammadi, M. (2024). Parent management training for disruptive behaviors in children with neurodevelopmental disorders: A systematic review and meta-analysis. Journal of Autism and Developmental Disorders. Advance online publication. https://doi.org/10.1007/s10803-024-06266-3


Hume, K., Steinbrenner, J. R., Odom, S. L., Morin, K. L., Nowell, S. W., Tomaszewski, B., Szendrey, S., McIntyre, N. S., Yucesoy-Özkan, Ş., & Savage, M. N. (2021). Evidence-based practices for children, youth, and young adults with autism: Third generation review. Journal of Autism and Developmental Disorders51(11), 4013–4032. https://doi.org/10.1007/s10803-020-04844-2


Landreth, G. L. (2012). Play therapy: The art of the relationship (3rd ed.). Routledge.

Mazurek, M. O., Sohl, K. (2016). Sleep and behavioral problems in children with autism spectrum disorder. Journal of Autism and Developmental Disorders, 46(6), 1906–1915. https://doi.org/10.1007/s10803-016-2723-7


National Institute for Health and Care Excellence. (2025). Attention deficit hyperactivity disorder: Diagnosis and management (NG87). https://www.nice.org.uk/guidance/ng87


National Institute for Health and Care Excellence. (2021). Autism spectrum disorder in under 19s: Support and management (CG170). https://www.nice.org.uk/guidance/cg170


National Institute for Health and Care Excellence. (2013). Autism spectrum disorder in under 19s: Support and management (NICE Guideline CG170). https://www.nice.org.uk/guidance/cg170


Nuske, H.J., Young, A.V., Khan, F. et al. Systematic review: Emotion dysregulation and challenging behavior interventions for children and adolescents on the autism spectrum with graded key evidence-based strategy recommendations. European Child & Adolescent Psychiatry, 33, 1963–1976. https://doi.org/10.1007/s00787-023-02298-2


Sege, R. D., & Siegel, B. S., & Council on Child Abuse and Neglect. (2018). Effective discipline to raise healthy children. Pediatrics, 142(6), Article e20183112. https://doi.org/10.1542/peds.2018-3112


Steinbrenner, J. R., Hume, K., Odom, S. L., Morin, K., Nowell, S. W., Tomaszewski, B., Szendrey, S., McIntyre, N. S., Yucesoy-Özkan, Ş., & Savage, M. N. (2020). Evidence-based practices for children, youth, and young adults with autism. The University of North Carolina at Chapel Hill, Frank Porter Graham Child Development Institute.


Sukhodolsky, D. G., Smith, S. D., McCauley, S. A., Ibrahim, K., & Piasecka, J. B. (2016). Behavioral interventions for anger, irritability, and aggression in children and adolescents. Journal of Child and Adolescent Psychopharmacology, 26(1), 58–64. https://doi.org/10.1089/cap.2015.0120



 
 
Güzel Günler Klinik Logo

Adres

Levent, Maya Meridyen İş Merkezi
Ebulula Mardin Cad. No:16

34335 Beşiktaş/İstanbul

© 2025 by Güzel Günler.

Yankı Yazgan Çizimler İkonu
bottom of page